ABD ile İran arasındaki artan çatışmalar, küresel ekonomi üzerinde derin etkiler yaratıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik ve bölgedeki üretim tesislerinin devre dışı kalması, dünya genelinde gübre pazarında önemli dalgalanmalara yol açtı. Uzmanlar, sevkiyatların aksamaması durumunda gübre ve gıda fiyatlarının yükselebileceği konusunda uyarıyor.
Katar’ın enerji şirketi QatarEnergy, üre, polimer, metanol ve alüminyum gibi stratejik ürünlerin üretimini askıya alarak piyasalardaki arz dengesini bozdu. Bunun sonucunda, küresel gübre piyasasında önemli bir referans olan üre fiyatları, ton başına 575 ile 635 dolar seviyesine kadar yükseldi.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması, sentetik gübrelerin ana bileşenleri olan amonyak ve azotun taşınmasını etkiliyor. Körfez bölgesi, dünyanın en büyük gübre üretim merkezlerini barındırırken, uzun süreli bir nakliye kesintisi üretimi ve maliyetleri olumsuz etkileyebilir.
Dünya genelinde azot gübresi üretiminde önemli bir yere sahip olan İran, küresel piyasalarda kritik bir rol üstleniyor. İran, Rusya, Mısır ve Suudi Arabistan’dan sonra en yaygın azot gübresi türü olan ürenin dördüncü en büyük ihracatçısı durumunda.
Çatışmaların başlamasıyla birlikte ABD’de gübre fiyatlarında büyük bir yükseliş gözlemlendi. Ülke, yerli üretim yapmasına rağmen, gübre ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşılıyor. New Orleans’taki ithalat merkezinde gübre fiyatı kısa süre içerisinde ton başına 516 dolardan 683 dolara fırladı.
Uzmanlar, Basra Körfezi’ndeki kriz devam ederse ve sevkiyatlar bahar ekim dönemine yetişmezse fiyatların daha da yükselebileceğini belirtiyor.
Gübre fiyatlarındaki artış yalnızca ABD ile sınırlı kalmayıp, Hindistan da üre ve fosfatlı gübrenin yüzde 40’tan fazlasını Orta Doğu’dan temin ediyor. Bu durum, ithalatı ve iç üretimi olumsuz yönde etkiliyor.
Analistler, küresel gübre piyasasının zaten sıkışık olduğunu, İran savaşı öncesinde bile, Çin’in ihracat kısıtlamaları ve Avrupa’daki üreticilerin Rus gazındaki kesintiler sebebiyle üretimin azaldığını vurguluyor. Son gelişmeler ile birlikte, üre fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelere göre ton başına yaklaşık 80 dolar arttığı ifade ediliyor.
Dünya genelinde her yıl 180 milyon tondan fazla azotlu gübre üretiliyor. Azotlu gübrelerin üretim maliyetinin büyük bir kısmı doğal gaz fiyatlarından etkileniyor. Doğal gaz fiyatlarındaki artış doğrudan gübre fiyatlarını etkiliyor.
Uzmanlar, azot gübreleri olmadan buğday, mısır ve pirinç gibi temel tarım ürünlerinin verimliliğinin önemli ölçüde düşeceğini belirtiyor. Gübre üretiminde yaşanabilecek uzun süreli aksaklıkların, küresel gıda üretimini olumsuz yönde etkileyeceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, küresel gıda üretiminin yarısının sentetik azotlu gübre kullanımına dayandığını belirtmektedir. Gübre arzında yaşanacak bir daralma, ekmek, makarna ve patates gibi temel gıda ürünlerinin fiyatlarının artmasına sebep olabilir. Bu durum, tarım sektöründe maliyet baskısını artırarak çiftçilerin üretim planlarını değiştirmelerine neden olabilir.
EKONOMİ
57 dakika önceEKONOMİ
58 dakika önceEKONOMİ
58 dakika önceEKONOMİ
1 saat önceEKONOMİ
1 saat önceHABERLER
3 saat önceHABERLER
3 saat önce
1
TMSF, Özel Avcılar Hospital Hastanesi’ni satışa çıkardı
594 kez okundu
2
Altın için çılgın tahmin: Gerçekleşirse yatırımcı yaşadı
514 kez okundu
3
Bin 800 rakımlı yayladan toplayıp getiriyor, gören almadan geçmiyor
397 kez okundu
4
Bu kentte ödemeler artık Bitcoin ile yapılıyor
377 kez okundu
5
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Cook, Trump’ın kendisini görevden alma girişimine karşı dava açacak
337 kez okundu