İsviçre hava izleme ajansı IQAir, dünya genelindeki 10 bin şehirden yalnızca %14’ünün Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen güvenli hava kalitesi sınırları içinde kaldığını duyurdu. Ayrıca, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’nin en kirli başkent olduğu belirtildi.
IQAir’ın yayımladığı 2025 Dünya Hava Kalitesi Raporu, 143 ülke ve 9,446 şehirden toplanan verilerin temiz enerjiye geçişin önemini vurguladığını ortaya koydu. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasının gerekliliği öne çıkıyor.
Yeni Delhi, elektrik üretiminde büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı bir şehir olma özelliği taşıyor. Şehrin elektriğinin önemli bir kısmı ulusal şebekeden sağlandığı için fosil yakıt kullanımının etkisi belirgin bir şekilde hissediliyor.
Dünya genelinde yalnızca 13 ülke ve bölge, Dünya Sağlık Örgütü’nün yıllık 5 mikrogram/metreküp (µg/m³) PM2.5 limitini karşılayabiliyor. PM2.5, havada bulunan ve çapı 2.5 mikrometreden küçük ince partikülleri ifade etmekte, bu parçacıklar solunum yoluyla akciğerlere kadar ulaşarak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Yeni Delhi, 2025 yılı için ortalama 82.2 µg/m³ PM2.5 seviyesiyle, üst üste sekizinci kez dünyanın en kirli başkenti olma unvanını koruyor.

Bangladeş’in başkenti Dakka 68.0 µg/m³, Tacikistan’ın başkenti Duşanbe 57.3 µg/m³ ve Çad’ın başkenti Encemine 53.6 µg/m³ ile hava kirliliğinde öne çıkan şehirler arasında yer alıyor.
Öte yandan, hava kalitesinin en iyi olduğu başkentler arasında Fransız Polinezya’sından Papeete 1.5 µg/m³ ile lider durumda. Porto Riko’nun başkenti San Juan 2.3 µg/m³, Barbados’un başkenti Bridgetown ise 2.6 µg/m³ seviyeleriyle listeyi takip ediyor.
Ankara’nın hava kalitesi, yıllık 11.4 µg/m³ PM2.5 ortalamasıyla 80. sıradadır.
Raporda, 2025’te hava kalitesi üzerindeki çevresel etkenlerin rolü de ele alındı. Özellikle Kanada ve Avrupa’daki orman yangınları, atmosfere yayılan yoğun partikül maddelerinin küresel hava kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri vurgulandı.
Hava kirliliği kaynakları olarak fosil yakıt kullanımı, sanayi faaliyetleri, ulaşım ve enerji üretimi başta geliyor. Evsel ısınma, tarımsal yakma faaliyetleri ve düşük kaliteli yakıt kullanımı da gelişmekte olan ülkelerde kirliliği artıran unsurlar olarak öne çıkıyor.
Ayrıca, yapay zeka veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı ve dizel jeneratör kullanımı da yeni emisyon kaynakları arasında sayılıyor. Orman yangınları, toz fırtınaları ve volkanik faaliyetler gibi doğal olaylar da hava kalitesini etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Hava kirliliğiyle mücadelede kalıcı iyileşmeler sağlamak için enerji üretiminde temiz kaynakların kullanımı önem taşımaktadır. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, emisyonları azaltmanın yanı sıra çevresel ve sağlık risklerini de azaltmada kritik bir araçtır.
HABERLER
1 saat önceHABERLER
7 saat önceEKONOMİ
8 saat önceHABERLER
9 saat önceHABERLER
9 saat önceEKONOMİ
10 saat önceEKONOMİ
10 saat önce
1
Altın için çılgın tahmin: Gerçekleşirse yatırımcı yaşadı
1102 kez okundu
2
TMSF, Özel Avcılar Hospital Hastanesi’ni satışa çıkardı
614 kez okundu
3
Bu kentte ödemeler artık Bitcoin ile yapılıyor
475 kez okundu
4
Bin 800 rakımlı yayladan toplayıp getiriyor, gören almadan geçmiyor
428 kez okundu
5
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Cook, Trump’ın kendisini görevden alma girişimine karşı dava açacak
356 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.